Banner

Kategori Arşivi: ‘Satranç Şampiyonları’

Magnus Carlsen

Sven Magnus Øen Carlsen (bilinen adıyla Magnus Carlsen) (d. 30 Kasım 1990), Norveçli satranç büyükustası.

FIDE sıralamasında 1. sıradadır ve günümüzün klasik, hızlı ve yıldırım satranç şampiyonudur. En yüksek FIDE ELO’su 2882’dir ve bu derece bir rekordur. Carlsen Popüler kültürde Satrancın Mozart’ı(The Mozart of Chess) olarak adlandırılır.

Satranç dahisi Carlsen 2004 yılında (13,5 yaşındayken) büyükusta olmuştur ve bu onu tarihin en genç 2. büyükustası yapmıştır. 1 Ocak 2010’da (19 yaş 32 gün) dünyanın en genç 1 numarası (FIDE listelerine göre) olmuştur. Ocak 2013 FIDE derece listesine göre, Carlsen 2861 ELO’ya ulaşmış ve tarihin en yüksek derecesini elde etmiştir. Kasım 2013’te Carlsen, Viswanathan Anand’ı yenmiş ve 2013 Dünya Şampiyonluk Maçı’nı kazanmıştır, böylece Dünya Satranç Şampiyonu olmuş ve bununla kalmayıp Aralık 2014’te 2014 Dünya Satranç Şampiyonluk Maçı’nda Anand’ı yenerek unvanını korumayı başarmıştır.

Carlsen çocukluğundan beri saldırgan oyunculuğu ile tanınmış ve yaşı ilerledikçe daha evrensel bir oyuncu konumuna gelmiştir. Carlsen diğer yüksek dereceli satranç oyunculardan farklı olarak açılış hazırlıklarına önem vermemiştir, bu özelliği sayesinde açılışlara daha fazla önem veren rakiplerini şaşırtmıştır. Carlsen’in oyun pozisyonları hakkındaki ustalığı ve oyun sonu cesareti geçmiş dünya satranç şampiyonları José Raúl Capablanca, Vasily Smyslov ve Anatoly Karpov’unkilerle benzerlik göstermektedir.

Dünya Şampiyonlukları

2013 FIDE Dünya Satranç Şampiyonu

Carlsen, 2013 Dünya Satranç Şampiyonluk maçında 9 aralıktan 22 aralığa kadar Anand’la; Chennai, Hindistan’da karşılaşmıştır. Carlsen maçı 6,5–3,5 (5,6 ve 9. maçları kazanmış; geri kalan maçlar berabere bitmiştir) kazanmıştır. Sonuç olarak Carlsen, yeni Dünya Satranç Şampiyonu olmuştur.

Sonuçlar

  1. Carlsen vs Anand ½ – ½
  2. Anand vs Carlsen ½ – ½
  3. Carlsen vs Anand ½ – ½
  4. Anand vs Carlsen ½ – ½
  5. Carlsen vs Anand 1 – 0
  6. Anand vs Carlsen 0 – 1
  7. Anand vs Carlsen ½ – ½
  8. Carlsen vs Anand ½ – ½
  9. Anand vs Carlsen 0 – 1
  10. Carlsen vs Anand ½ – ½

2014 FIDE Dünya Satranç Şampiyonu

Carlsen Aralık 2014 Dünya Şampiyonluk Maçı’nda, Adaylar Turnuvası’nı kazandığı için Anand’la tekrar karşılaşmıştır. Tekrarı yapılan maç Rusya, Sochi’de 7 Aralık’ta başlamış ve 23 Aralık’ta bitmiştir. 12 maçın 11’i yapıldıktan sonra, Carlsen seriye 6.5–4.5, üstünlüğünü koymuş ve kazanmayı garantilemiş, böylece 2014 Dünya Satranç Şampiyonu olarak unvanını korumuştur.

Sonuçlar

  1. Anand vs Carlsen ½ – ½
  2. Carlsen vs Anand 1 – 0
  3. Anand vs Carlsen 1 – 0
  4. Carlsen vs Anand ½ – ½
  5. Anand vs Carlsen ½ – ½
  6. Carlsen vs Anand 1 – 0
  7. Anand vs Carlsen ½ – ½
  8. Anand vs Carlsen ½ – ½
  9. Carlsen vs Anand ½ – ½
  10. Anand vs Carlsen ½ – ½
  11. Carlsen vs Anand 1 – 0

FIDE ELO Sıralamasındaki Başarısı

Ocak 2006 FIDE listesinde, 15 yaşındayken (15 yaş 32 gün), 2625 ELO’ya ulaşmış, böylece 2600 ELO’yu geçen en genç oyuncu olmuştur. Haziran 2007 FIDE listesinde, 16 yaşındayken (16 yaş 213 gün), 2710 ELO’ya ulaşmış, böylece 2600 ELO’dan sonra 2700 ELO’yu da geçen en genç oyuncu olmuştur. 5 Eylül 2008’de ise Bilbao Grand Slam satranç şampiyonasının 4. turunda galip gelmiş, sadece 17 yaşındayken (17 yaş 280 gün) resmi olmayan ELO listesinin 1. sırasına oturmuştur.  Carlsen’in 2009 Eylül-Ekim’de Nanjing Pearl turnuvasını kazanması FIDE ELO’sunu 2801’e yükseltmiş, 18 yaşındayken (18 yaş 336 gün), 2800 ELO’yu geçen en genç oyuncu olmuştur. Carlsen rekora koşuyor!. Carlsen’den önce, sadece Kasparov, Topalov, Kramnik, ve Anand 2800 ELO’yu geçmeyi başarmıştı.  Tal Memorial turnuvasından sonra (Kasım 2009)resmi olmayan FIDE sıralamasında tekrar 1. sıraya oturmuş ve 2805 ELO ile kendi rekorunu kırmış, Veselin Topalov (Kasım 2009 resmi olmayan sıralamada 2.) ile farkını 7.6 ELO’ya çıkarmıştır.

Ocak 2010 FIDE listesinde, Tal Memorial ve London Chess Classic turnuvalarında oynanan 16 maçı dahil eden liste, Carlsen’in ELO’sunu 2810’a taşımaya yetti. Yani Carlsen 2010’un başında, 19 yaşındayken (19 yaş 32 gün), dünyanın en genç resmi 1 numarası olmuş ve aynı zamanda 1971’de Bobby Fischer’in “Batı’dan gelen 1.” unvanını almıştır.  Bu konu hakkında Time gazetesinde de bir röportaj bulunmaktadır.

Mart 2010 FIDE listesinde 2813 ELO ile kendini gösteren Carlsen, kendi rekorunu geliştirmiş oldu. Ocak 2013 FIDE listesinde ise Carlsen 2861 ELO’ya ulaşmul,sonuç olarak Garry Kasparov’un Haziran 1999’dan kalma 2851 ELO rekorunu devirmiştir.

29.10.2016
1126 Okunma

Garry Kasparov

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Garri Kasparov, 1963 yılında Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin başkenti Bakü’de Yahudi bir baba ve Ermeni bir anneden dünyaya geldi.

1985’te Anatoli Karpov’u yenerek dünya şampiyonu unvanını kazanmış, bu unvanı 2000 yılında yenildiği Vladimir Kramnik’e devretmiştir. Onun Temmuz 1999’daki FIDE Rating listesinde gerçekleştirdiği 2851 ELO puanı yalnızca Magnus Carlsen tarafından geçilmiştir. Pek çok kişi kendisini tarihte görülmüş en güçlü oyuncu olarak değerlendirmektedir. 10 Mart 2005’de bir daha satranç turnuvalarına katılmayacağını açıklamıştır.

Kariyerinin başlangıcı

Kasparov, Mihail Botvinnik’in satranç okulunda satranç eğitimini almıştır. 13 yaşında 9 üzerinden 7 puan alarak 1976 yılında Tiflis’te gerçekleştirilen Sovyet Küçükler Şampiyonası’nı kazanmıştır. Sonraki yıl da bu başarıyı tekrarlayarak 9 üzerinden 8,5 puan almıştır.

1978 yılında Kasparov, Minsk’teki Sokolski Memorial turnuvasına katıldı. Buraya dışarıdan davet edilmişti fakat birinci sırayı alarak master unvanını almıştır. Kasparov bu başarısını hayatının dönüm noktası olarak değerlenmiştir ve bu durumun kendisini satrancı meslek olarak seçmesinde yüreklendirdiğini belirtmiştir. Bir yazısında “Yaşadığım sürece Sokolski Memorial’i hatırlayacağım” demiştir.

Kasparov FIDE sıralamasında hızla yükselmiştir. Rusya Satranç Federasyonu’nun dikkatsizliği ile Garri Kasparov, henüz derecelendirilmemişken, Banya Luka’da büyükusta turnuvasına katılmıştır (federasyon bunun küçük bir turnuva olduğunu sanmıştı). Bu üst düzey turnuvada 2595 geçeci puan elde etmeyi başarmıştır. Bu, Kasparov’un üst düzey oyuncular arasına yükselmesine yetmiştir.

Bir sonraki yıl 1980’de Batı Almanya, Dortmund’daki Dünya Gençler şampiyonasını kazanmıştır.

Bu sıralarda Kasparov dünya şampiyonu Anatoli Karpov ile oyun oynama şansı arıyordu. Ama öncesinde Adaylar Turnuvasını geçmesi gerekiyordu.

1984 Dünya Şampiyonası

1984’te Anatoli Karpov ile Garri Kasparov arasında oynanan Dünya Şampiyonluğu maçı, ortaya çıkan sonuç itibariyle satranç tarihindeki en tartışmalı maçlardan biri oldu. Kazandığı oyun sayısı 6’ya ulaşan tarafın şampiyon olacağı maça Karpov çok iyi başladı ve ilk 6 maçta 4 galibiyet alarak 4-0’lık skoru yakaladı. Karpov’un kazanması için sadece 2 oyun daha alması yeterliydi ama Kasparov buna izin vermemek için elinden geleni yaptı. Arka arkaya 17 maç berabere bitti ve sonunda Karpov bir galibiyet daha aldı ve skoru 5-0 yaptı. Şampiyonluğa ulaşması için önünde sadece 1 galibiyet kalmıştı. Daha sonra 32. oyuna kadar yine beraberliklerle geçti ve Kasparov sonunda ilk galibiyetini aldı.

Bu noktadan sonra Kasparov’dan 11 yaş büyük olan Karpov fiziksel olarak neredeyse tükenmişti. Maç boyunca toplam 10 kg verdi. Birkaç oyun sonra Kasparov üst üste iki galibiyet daha alıp skoru 5-3’e getirdi. Maç sırasında birkaç kere hastaneye kaldırılan Karpov’un durumu iyi değildi. Karpov her ne kadar iyi olduğunu ve maça devam etmek istediğini söylese de doktorlar durumunun iyi olmadığını ve devam edemeyeceğini söylüyorlardı. Kasparov ise 5-3 geride olmasına rağmen son iki oyunu kazanmış olmanın verdiği moralle maçın favorisi olduğunu düşünüyordu ve maça devam etmek istiyordu. Ama FIDE Başkanı Florencio Campomanes iki oyuncunun da maça devam etmek istemesine rağmen, maçın uzunluğu nedeniyle iki oyuncunun da sağlığının zorlandığı gerekçesiyle maçın iptal edildiğini ve yeni maçın birkaç ay sonra yapılacağını açıkladı. Böylece ilk defa bir Dünya Şampiyonluğu maçı sonuç elde edilmeden bitirilmiş oldu.

1985 Dünya Şampiyonası ve sonrası

Kasparov, Frankfurt’taki “Chess Classics” satranç turnuvasında, 1999

İkinci Kasparov-Karpov maçı 1985 yılında 24 maç üzerinden organize edildi. 12,5 puana ulaşan ilk oyuncu şampiyonluğa ulaşmış olacaktı. 12-12 beraberlik durumunda ise son şampiyon olan Karpov unvanını koruyacaktı.

Kasparov maça iyi başladı ve ilk oyunu kazanarak durumu 1-0 yaptı. İki beraberlikten sonra Karpov toparlandı ve üst üste iki galibiyet alarak skoru 2-3 yaptı. Daha sonraki oyunlarda son maça gelinene kadar Kasparov 2, Karpov ise 1 galibiyet alabildi. Böylece skor Kasparov lehine 12-11 oldu. Karpov’un unvanını koruyabilmesi için bu oyunu alarak 12-12 beraberliği sağlaması gerekiyordu. Karpov oyunu kazanmak için saldırgan bir strateji izledi ama Kasparov 26. ve 31. hamlelerde iki tane piyon fedası yaparak oyunu karmaşık bir hale soktu ve Karpov 36. hamlede büyük bir hata yaparak bir taş kaybetti ve birkaç hamle sonra terk etti. Böylece maçı 13-11 kazanan Kasparov, Karpov’un 10 yıllık Dünya Şampiyonluğuna son verdi. Kasparov 22 yaşında Dünya Şampiyonu olarak tarihteki en genç Dünya Şampiyonu oldu (daha önceki en genç şampiyon 1960‘ta 23 yaşındayken Botvinnik’i yenerek şampiyonluğa ulaşan Mihail Tal’dı).

1986 yılında Karpov’la Londra ve Leningrad’da yaptığı rövanş maçını 12,5-11,5 kazandı. 1987 yılında İspanya’da yeni bir maç yaptılar. Diğer maçlardan daha çekişmeli geçen bu maçın skoru 23. oyunun sonunda 12-11 Karpov’un lehineydi. Son oyunda Kasparov’a mutlak bir galibiyet gerekiyordu. O ana kadar 23 oyunda sadece 3 oyun kazanabildiğini dikkate alırsak bu çok zor bir görevdi. Ne var ki oyuna beklenmedik şekilde sakin Reti açılışıyla başlayan Kasparov son oyunu kazandı ve skor eşit olmasına rağmen unvanını korumuş oldu. 1990 yılında yapılan maçta bu sefer Kasparov unvanını daha rahat bir şekilde korudu. Kasparov 1993 yılında unvanını Nigel Short’a ve 1995 yılında New York’ta “Dünya Ticaret Merkezi”nin en üst katında Viswanathan Anand’a karşı korudu.

2000 yılında FIDE’den ayrı olarak “Brain Games”in organizasyonu altında yaptığı maçı Vladimir Kramnik’e karşı kaybetti. Buna rağmen halen tartışmasız bir biçimde dünyadaki en iyi oyuncu olma üstünlüğünü sürdürmektedir.

Emeklilik

Garry Kasparov, Linares turnuvasını birinci bitirdikten sonra 10 Mart 2005 günü duzenlenen basın toplantısında, aktif satrancı bıraktığını açıklamıştır. Kasparov’un açıklamasına rağmen FIDE, kurallar gereği Kasparov’un ELO ratingini 1 yıl kadar tutmuştur. Nisan 2006 ELO listesinden Kasparov çıkarılmıştır.

Bilgisayara karşı satranç

Kasparov, dünya çapındaki ünü sayesinde bilgisayar üreticilerinin de ilgi odağı olmuştu. Bazı şirketler, teknolojinin ne kadar geliştiğini göstermek için onu yenebilecek bir bilgisayar geliştirmek istediler. IBM, Deep Blue (Derin Mavi) isimli bir bilgisayar yaparak Kasparov ile bir maç ayarladı. 1996’da yapılan 6 setlik maçlar sonunda Kasparov, Deep Blue’yu 4-2 yendi.

IBM sonraki yıla kadar Deep Blue’yu geliştirdi (Deeper Blue olarak da bilinmekle beraber resmi adı Deep Blue’dur). 3 dakikada 60 milyar hamleyi gözden geçirebilen bu bilgisayarla Kasparov, 1997’de tekrar maç yaptı. Yine 6 setten oluşan bu maç sonucunda Deep Blue Kasparov’u 2.5 a karşı 3.5 puanla yenmeyi başardı. Böylece insanlık tarihinde ilk kez bir bilgisayar, dünya satranç şampiyonunu yenmiş oldu. Kasparov 2. oyunun 37.Be4 hamlesinde Deep Blue’ya insanlar tarafından müdahale edilerek yardım edildiğini iddia etti. Çünkü böyle bir durumda bir bilgisayarın 37.Qb6 hamlesini yaparak bir piyon kazanma eğiliminde olması bekleniyordu ve bu beklentisi pek çok satranç otoritesi tarafından da onaylandı. Fakat IBM bu iddiayı ve Kasparov’un yeniden maç önerisini reddederek Deep Blue projesini sona erdirdi.

 

 

29.10.2016
1073 Okunma

Bobby Fischer

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Robert James “Bobby” Fischer (d. 9 Mart 1943, ABD – ö. 17 Ocak 2008, İzlanda), dünyanın en iyi satranç ustalarından sayılmaktadır. 1972 – 1975 yılları arasında, 11. Dünya Satranç Şampiyonu unvanını taşımıştır. ABD’de doğan, vatandaşlıktan çıkarılan ve İzlandalı olarak hayata gözlerini yuman Fischer, ABD’nin yetiştirdiği “tek” dünya satranç şampiyonudur.

Yahudi bir anneden dünyaya gelen, Anti-Amerikan ve Antisemitik olmakla suçlanan, uzun yıllar kanun kaçağı olarak yaşayan Fischer’in oyunlarında kullandığı taktikler ve hamleleri, inanılmaz galibiyetleri, “Fischer Humması” biçiminde adlandırılır.

Çocukluğu ve gençliği

Fischer, 9 Mart 1943 tarihinde, ABD’de Chicago’da doğmuş ve annesi Regina Wender’in, 1945 yılında boşanmasından sonra taşındıkları Brooklyn’da yetişmiştir. Satrancı 6 yaşındayken öğrenen Fischer kısa zaman içinde bir satranç fanatiği haline gelmiş ve: “Yapmak istediğim tek şey satranç oynamak” sözlerini sarf etmiştir.

Henüz 13 yaşındayken ABD Gençler Şampiyonu olan Fischer, bu başarıyı yakalayan en genç satrançcısı olmasıyla satranç tarihine geçmiştir. 14 yaşındayken de en genç ABD şampiyonu olan Fischer, 1958 yılında 15 yaşındayken satranç tarihinin en genç büyükustası olma başarısını göstermiştir.

Dünya şampiyonu oluşu ve unvanını kaybetmesi

Fischer, 1972 yılında İzlanda’nın başkenti Reykjavik’te Sovyet Dünya Şampiyonu Boris Spassky’i 2-0 gerideyken 12.5-8.5 yenerek Dünya Şampiyonu olmuş ve Sovyetlerin bu alandaki hakimiyetine son vermiştir. Soğuk Savaş nedeniyle bu maç dünyada büyük yankı uyandırmıştır.

1975 yılında Anatoly Karpov ile unvan maçı yapması beklenen Fischer, Uluslararası Satranç Federasyonu FIDE’ye maçın oynanabilmesi için bazı koşulların yerine getirilmesini istemiş, aksi halde maça çıkmayacağını söylemiştir.

Fischer’ı reddeden FIDE, unvan maçı yapılmadığı halde Karpov’u yeni Dünya Şampiyonu ilan etmiştir. Bu olaydan sonra Fischer kayıplara karışmış, yaklaşık 20 yıl ortalarda görünmemiştir. Bu durum ona esrarengiz bir hava vermiş, satranç tarihinin en gizemli şampiyonu olarak görülmüştür.

Kanun kaçağı oluşu

BM’nin, Yugoslavya’ya uyguladığı ambargoyu delerek 1992 yılında gizlice girip bir satranç şampiyonasına katılan Fischer, o tarihten bu yana “kanun kaçağı” olarak yaşıyordu.

Fischer, o yıl Amerikan hükümetinin karşılaşma yapmama taleplerine meydan okumuş, hatta hükümetin kendisine gönderdiği resmi yazıya tükürerek cevap vermiş ve sonuçta eski rakibi Spassky ile Karadağ’ın açığında bulunan bir adada satranç karşılaşması yapmış, Spassky’yi 20 yıl sonra, 10-5 yenerek tam 3.35 milyon dolar para ödülü kazanmıştı.

Japonya’da yakalanışı

Bobby Fischer’ın, 12 yıllık kaçak hayatı Japonya’nın Narita havalimanında son buldu. Japonya’dan Filipinler’e, kendisine ait, ancak suçlamalar yüzünden ABD tarafından iptal edilmiş “geçersiz bir pasaportla” geçmeye çalışırken yakalandı. Başkent Tokyo’da yakalanan Fischer, 9 ay gözaltında tutuldu ve Mart 2005 tarihinde İzlanda vatandaşlığına geçti.

1992 yılından bu yana çok çileli bir hayat geçiren, o ülke bu ülke dolaşıp duran, sığınacak ülke arayan Fischer, İzlanda’dan önce Japonya’da adeta bir kaçak gibi gözaltında tutulup suçlu muamelesi görmüştü. Japonya’da işlediği suç geçerli bir pasaporta sahip olmadan ülkeyi terk etme teşebbüsü olarak belirtilmişti; çünkü Fischer’in yıllardır kullandığı pasaportu, kendisinin haberi olmadan Amerikan Büyükelçiliği tarafından iptal edilmiş, bu da Japon yetkililere bildirilmiş ve bunlardan gereğinin yapılması istenmişti. Nitekim, Japon yetkililer de bu gereği Fischer’i tutuklayıp yerine getirmişlerdi; ama bu arada devreye İzlanda girdi ve ona vatandaşlık verdi ve böylece kurtuldu.

Fischer’in esas suçu 1992 yılında BM tarafından zamanın Yugoslavya’sına konulan ambargoyu ihlaldi. Fischer, o yıl Amerikan hükümetinin karşılaşma yapmama taleplerine meydan okumuş, hatta hükümetin kendisine gönderdiği resmî yazıya tükürerek cevap vermiş ve sonuçta eski rakibi Spaski ile Karadağ’ın açığında bulunan bir adada satranç karşılaşması yapmış, Spaski’yi 20 yıl sonra yine yenmişti.

Fischer, işte o tarihten bu yana kendisini yakalamak, tutuklayıp cezalandırmak isteyen Amerika’dan kaçıyor, Japonya, Macaristan ve Filipinler gibi ülkelerde satrançsever dostlarının himayesi altında bir firari hayatı yaşayıp duruyor, yakalanmamaya çalışıyordu.

Anti-Amerikancılık ve Anti-Semitizm iddiaları

Kanun kaçağı yılları içerisinde Fischer, ikinci bir suç işledi. İkinci suç, resmî kanuna aykırı bir suç değil; bu suç 11 Eylül saldırıları ve Yahudiler hakkında ileri-geri sarf ettiği birtakım sözler, değerlendirmelerdi.

11 Eylül 2001 günü Filipinler’de yayın yapan bir radyoya saldırıları yorumlarken şöyle dedi: “Ne kadar güzel haber bu. Ben bu saldırıyı alkışlıyorum. Amerika ve İsrail yıllardır Filistinlileri öldürüyorlar, soyuyorlar; ama bunlar kimsenin umurunda değil. Şimdi iş tersine tepiyor… Amerika yeryüzünden silinmeli.”

Fischer, kendisi de anne tarafından Yahudi olmasına rağmen Yahudi karşıtı ifadeleri ile şimşekleri üzerine çekti.

Ölümü

Bobby Fischer’ın mezarı

Fischer’in, 17 Ocak 2008’de Reykjavík’de bir hastanede öldüğü, aile dostu Gardar Sverrisson tarafından bildirildi. Ölümünün nedeni bilinmemektedir. Erken yaşlanan “Amerikan kahramanı” Bobby Fischer, vefat ettiğinde Amerikan vatandaşı değil, kendisine kucak açan kuzeyin küçük ülkesi İzlanda vatandaşıydı.

29.10.2016
901 Okunma