Kategori Arşivi: ‘Satranç Filmleri’

Life of a King

Satrancın en büyük yararlarından birisi gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutmasıdır. Günümüzde kötü alışkanlıklar deyince akla sonu gelmeyen vurdulu kırdılı bilgisayar oyunları geliyor. Cuba Gooding JR’ın oynadığı bu filmde ise banka soygunundan 15 yıla mahkum olan Eugene Brown gençleri tehlikeli sokaklardan uzak tutmak için onları satranca yönlendiriyor.

Konusunu gerçek hayattan alan filmde Eugene Brown, hapiste satranç oynamayı öğrenir. Gençlik hatalarından pişman olan filmin kahramanı eski mahallesine dönünce The Big Chair Satranç Kulübünü açar. Ücretsiz olarak gençlere dersler veren Brown zaman içerisinde onları yarışmalara sokmaya da başlar. Filmdeki ana karakteri oynayan gençlerden birisi satranca çok yeteneklidir ama sokaklarda kolay para kazanmanın cazibesine karşı da direnmeye çalışmaktadır.

Satranç sahnelerinin başarıyla kotarıldığı film genel olarak izleyiciden de olumlu not almış ki IMDB puanı 6.9.

Film boyunca eğitim, kurallara uyma, çalışma ve pek çok konuda gençlere olumlu mesajlar verilmekte. Filmin iyi satranç oynayan genç karakterinin üzerinden kurulan sportif heyecan sonlara doğru çok kuvvetli rakiple karşılaşma noktasına gelince iyiden iyiye artıyor.

Satranç bilmeyenlerin de zevkle izleyeceği filmi köşemizi takip edenlere öneririz.

https://satrancfilmleri.wordpress.com/

14.11.2016
1877 Okunma

Pawn Sacrifice

Satrançseverlerin elbette eleştirileri oldu filme yönelik. Ama şüphesiz Fischer hayranlarını duygulandıran bir filmdi. Tobey Maguire her ne kadar başt role uygun görülmese de Fischer’in kendine has deliliklerini çok güzel yansıtmayı başarmış. Film sayesinde bilmediğimiz pek çok şeyi de öğrenmiş oldu. Ünlü altıncı oyun maçın dönüm noktasındaydı. Fischer oyuna 1.c4 ile başlar ve oyun Vezir Gambiti’ne dönüşür. Oluşan Tartakower varyantında Fischer’in performansı, tekniği mükemmeldir. Oyun öyle etkileyicidir ki Spassky oyunu terk ettikten sonra Fischer’i alkışlamaya başlar.
Bu sahne inanılacak gibi değildi çünkü o seviyede o mücadeleyi yapan Spassky’nin böyle bir hareket yapması maçtan umudunu kesitiği anlamına gelirdi. Normal şartlarda bir şampiyon terk eder, hırsla odasına döner ve duvarları yumruklardı. Ne var ki bu olay gerçekmiş! Ufak bir farkla; alkışı başlatan seyirciler ve Spassky de bu alkış tufanına katılmış. Spassky nezaketiyle bilinen bir şampiyon ama yine de bunu bir Hollywood uydurması zannetmiştik.
Bir diğer konu Fischer’in maça çıkmadan önce odasındaki tüm tabloları indirip arkalarında dinleme cihazı var mı diye kontrol etmesi. Eh elbette telefonu da zaten epey bir kurcalıyor. Bu olayların da gerçek olduğunu uzun bir yazıda öğrenince epey bir şaşırdım. Üstelik Fischer’in paronayak davranışları bunların çok ama çok üstündeymiş. Anlaşılan o ki Fischer’in hastalığı o dönemlerde artık zirve noktasına ulaşmıştı.
Filmdeki bir diğer ilginç sahne pinpon odasında Fischer’in isteği üzerine maç yaparken Spassky’nin bir anda döner sandalyesini kaldırıp gelen titreşimin kaynağını araması. Spassky, Fischer’in paronayasına kapılıp düşüncesinin engelleyebilecek bir yöntemden şüphe eder. Sonradan sandalyenin röntgeni de çekiliyor ama bulunan iki ölü sinektir sadece.

Bu arada film Türkiye’de yayınlanırken “Şah Mat” diye çevrilmiş. Daha başka ne olabilirdi ki değil mi?

Filmin müzikleri,kurgusu harika. İzlemediyseniz kaçırmayın!

14.11.2016
4548 Okunma

Searching for Bobby Fischer Watch

Masum Hamleler ve orijinal adıyla “Searching for Bobby Fischer” belki de satranç hakkında çekilmiş en gercekçi film. Joshua Waitzkin’i konu alan film küçük yaşta satranca ilgi duyarak başarılar elde eden bu çocuğun gelişimini, heyecanını ve hayalkırıklıklarını konu alıyor.

Filmde Ben Kingsley disiplinli ve kurallara sadık satranç öğretmeni rolünde. Lawrence Fishburne ise parkta parasına yıldırım satranç oynayan asi ruhlu biri ama aynı zamanda Josh’a taktikler de veriyor. Josh bir yandan Kingley’in kurallarını uygulamaya çalışırken bir yandan da Fishburne deli dolu oyunundan ilham almaya çalışıyor.

Film gerçek bir hikaye ve Josh’un babası Fred Waitzkin’in yazdığı bir kitaptan senaryolaştırılmış. Kitap ve film veliler için çok önemli mesajlar vermekte. Film boyunca Türkiye’deki turnuva ortamlarında da görebileceğiniz velileri görebilirsiniz. Çocukların kaybettiklerinde ağlamaları, velilerin yanlış tutumları filmde sergilenmekte. Filmin “Masum Hamleler” adını almasının sebebi Josh Waitzkin’in bir süre sonra satrançtan soğumaya başlaması ile alakalı. Bunun sebebi ise Josh’un karakterinde yırtıcılığın olmaması; onun için kazanmak o kadar da önemli gözükmemektedir. Babası bu gerçeği fark edince başta kabullenemiyor ama sonra anlamak zorunda kalıyor. Filmin diğer adı “Searchin for Bobby Fischer” ise Amerika’nın ünlü dünya şampiyonu Fischer gibi bir yetenek arayışı ile ilgili. Josh, Fischer’in yerini doldurabilecek oyuncu mu sorusu akıllara geliyor filmde.

Sonuçta Josh IM (Uluslararası Usta) seviyesine geliyor ve satrançla fazla ilgilenmiyor. Dünya Şampiyonu Carlsen’in onunla ilgili yorumu ise ilginç: “Waitzkin yırtıcı bir karaktere sahip olmadığı için Jiu Jitsu gibi barışçıl bir spora yönlendi”

Kaynak : https://satrancfilmleri.wordpress.com/page/2/

14.11.2016
1444 Okunma